ANKARA AYDINLIĞI GİRİŞİMİ


Ankara Aydınlığı Girişimi Türkiye'de Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük önderliğinde yaratılan Cumhuriyet'in kazanımlarını korumak amacıyla birliktelik kuran yazın ve sanat insanlarının duyarlı ve kararlı sesidir.

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


KAÇAK KURAN KURSUNDA ÖLEN ÇOCUKLAR, OKULLARDA İBADETHANE TASARIS

Tarih: 23:29, 23/8/2008

KAÇAK KURAN KURSUNDA ÖLEN ÇOCUKLAR, OKULLARDA İBADETHANE TASARISI, VIP MÜSLÜMANLARA ŞATAFATLI CAMİİ
 
Bir yanda kaçak Kuran kursları ve orada çaresizce ölen çocuklar; bir yandan okullarda "her din için" ibadethane açılması konulu yasa tasarısı girişimi, bir yandan da VIP Müslümanlara şatafatlı cami projesi. Bu üç konu bile korkunç ve acı gerçeği göstermeye yetiyor. Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davası kararının ardından yaşanan bu olaylar karardan ders alınmadığının kanıtıdır. Bu olup bitenler Şerif Mardin'in ve "mahalle"nin "binlerce sayfalık iyi, güzel doğru"suna yenilerinin eklendiğini gösteriyor.
Türkiye'de 79.096 cami var ve bu satırlar yazılırken sayı artıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nca açılan 7.996 Kuran kursuna binlerce (bir sayıya göre yaklaşık 2000) kaçak Kuran kursu ekleniyor. Konya'da yaşanan felaket Kuran kursuna çocuklarını veren ailelerin ekonomik çaresizliklerini bir kez daha gösterdi. Güçsüz aileleri kullanan din tacirleri ailelere para veriyorlar. Olan her anlamda, b,r yandan ailelere, daha çok da çocuklara oluyor. Sevgileri, acıları, merhamet duyguları bile ellerinden alınmış, köreltilmiş ailelere yavrucakları şehit ilan etmek, olanları "takdiri ilahi" saymak düşüyor. Oysa yurttaki Kuran kursuyla ilgili olarak Valilik, yönetim "görevi kötüye kullanma"; denetimsizlikle ilgili olarak da "görevi ihmal" suçlarını işlemiştir. Örtbas etme gayretleri boşunadır. Çok ama çok acı, katlanılması olanaksız çirkinlikler bunlar.
            Aynı günlerde, usta romancı Nedim Gürsel'in Allah'ın Kızları adlı romanıyla ilgili dava, "aydınların" sessizliğine karşın gerçek aydınlarda yankı bulurken; AKP'li milletvekili Edibe Sözen, okullarda her din için ibadethane açılması tasarısını ortaya attı, yoğun tepkiler üzerine şimdilik geri çekti. Örnek göstermeye çalıştığı Almanya'da durumun böyle olmadığı, ibadethane bir yana, dinsel simgelerin de yasak olduğu anlaşıldı. Tamamen bilimin, tartışmanın, eleştirel yaklaşımın yeri olması gereken okulların; doğası gereği eleştirelliğe kapalı bir alan olan dinin uzamları durumuna getirmek, kutsallık kullanılarak öğrencileri ayrıştırmak, birbirine düşman etmek nasıl bir ruh durumunun sonucudur? Amaçlanan şey, önemi bilinen okullar işgal altına alınarak toplumun tüm geleceğinin emperyalistler ve işbirlikçileri yararına tutsak edilmesidir! Evet, Sözen tasarısını geri çekti. Yani bir adım geri. Nedim Gürsel'e açılan dava ise, Allah'ın Kızları'nın hemen her ayrıntısının sağlam bilgilere, Kuran ayetlerine, bilimsel kaynaklara dayandığı anlaşılınca takipsizlikle sonuçlandı. Nedense dava sürecinde iktidar olsun, çok "aydın" kişiler olsun kimsenin usuna "ifade özgürlüğü gelmedi.
            Bunca olumsuzluğun sorumlularını hiçbir şey VIP cami projesi kadar iyi açıklayamazdı. Adeta turnusol kâğıdı! Türkiye'de 79.096 cami olsa da VIP Müslümanlar için illa da ayrı cami olmalı! Onlara yakışan budur. Hâlâ kendilerini halktan, Cumhuriyetçileri ise elit diye, seçkinci diye tanıtabiliyorlar. Çiftçiyi hakaretle kovanların, çalışanlara ayaktakımı, "ayaklar" diyenlerin korumalarına tartaklattıranların camisinin de VIP (bilenler için de yinelenmelidir, "very important person" sözlerinin baş harflerinden oluşan VIP, "çok önemli kişi" demektir.) cami olmasından daha doğal ne olabilir?
            Paramparça olan çocuklarımız adına, çaresiz bırakılan halkımız adına bu hayâsızca sömürüye, din ticaretine karşı duralım!
            Bu çağrı Türk ulusunadır.
 
ANKARA AYDINLIĞI GİRİŞİMİ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


{ Son Sayfa } { Sonraki Sayfa }